Küfeki Tozu

Küfeki Tozu

Küfeği Tozu / Taşı; 0-5 mm olarak küfeki taşının öğütülmüş halidir. Küfeki Taşı, deniz kabuklarının, çoğunlukla da küçük istridye kabuklarının oluşturduğu bir istiridye kalkeridir. En önemli özelliği doğadan çıktığı anda her türlü işleme uygun olması ve kolay işlenmesi; havayla temastan sonra havadaki karbondioksit’i bünyesine alarak sertlik, dayanıklılık ve güç kazanmasıdır.

Küfeki Tozu

Küfeki Tozu

Stok kodu: 9 Kategoriler: Etiketler: , ,

Küfeki Tozu

Küfeği Tozu / Taşı; 0-5 mm olarak küfeki taşının öğütülmüş halidir. Küfeki Taşı, deniz kabuklarının, çoğunlukla da küçük istridye kabuklarının oluşturduğu bir istiridye kalkeridir. En önemli özelliği doğadan çıktığı anda her türlü işleme uygun olması ve kolay işlenmesi; havayla temastan sonra havadaki karbondioksit’i bünyesine alarak sertlik, dayanıklılık ve güç kazanmasıdır.

Detaylı Bilgi İçin Lütfen Buraya Tıkalayarak Bizimle İletişim Kurun!

Google da Arayın; Küfeki Tozu / Taşı

 Küfeki Taşı / Tozu

[caption id="attachment_213" align="alignleft" width="300"]Küfeki Tozu Küfeki Tozu[/caption] Yüzyıllardan beri İstanbul ve Trakya'nın yapı taşı gereksinimini karşılayan; "lümaşelli kalker'', "maktralı kalker'' ya da "Bakırköy Taşı'' adlarıyla da bilinen deniz kabuklarının çoğunlukla da istiridye kabuklarının oluşturduğu bir kalker çeşitidir. Bileşimindeki karbonat oranı yüksek olduğu için, asitle reaksiyonunda hızlı bir köpürme izlenir. Bol fosilli, boşluklu, kalsit özellikli bir dokusu vardır. Açık bej-beyaz tonlarında, ince taneli ve kumlu görünümde, kompakt bir kayaçtır. Diğer önemli bir özelliği, doğadan çıktığı anda her türlü işleme uygun olması ve kolay işlenmesi; havayla temastan sonra ise bünyesine karbondioksit alarak ikincil bir hidratasyonla sertliğinin artması, dayanıklılık ve güç kazanmasıdır. Su içinde bulunduğu durumlarda da özellikleri değişmez. El işlemelerine uygun ve tarihi eser restorasyonunda en çok kullanılan taş çeşitidir. Küfeki taşı, Mimar Sinan ve diğer Osmanlı mimarlarının eserlerinde daima ana yapı malzemesi olmuş; Anadolu’da ve özellikle İstanbul mimarisinde kent silüetinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş, kaba işlenmişlikten kesme taş ve yoğun bezemeli düzeye kadar değişik, zengin bir kullanım alanı bulmuştur. Yalnızca örgü ve dış cephe malzemesi olarak değil, iç mekanlar da, döşeme kaplamalarında, kemerlerde, portal, mihrap ve minberlerde ve parmaklıklarda da kullanılmıştır. Aynı zamanda esas olarak kalker olduğundan ve bazı çıkan madenlerde kireç taşı özelliği taşıdığından çimentoda hammadde olarak da kullanılmaktadır Küfeki taşı aynı zamanda klimatik özelliği de olan bir tavştır. Yaz aylarında bunaltıcı sıcağı ve kış aylarında dondurucu soğuğu absorbe ederek rahat bir nefes almanıza yardımcı olur. Ayrıca küfeki taşının 1986 yılında Moskova Üniversitesinde yapılan bir araştırmada nükleer dalgaları geçirmediği de tespit edilmiştir. Küfeki taşının İstanbul Teknik Üniversitesi´nde (İTÜ) yapılan kimyasal analizlerinde beyaz çimento, kireç, alçı, toz deterjan, pudranın yapımında da ham madde olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir.

 Küfeki Tozu / Taşının Özellikleri

Organik tortul taşıdır. Kalker, silis ve fosil (istiridye ve midye gibi) çökeltilerinden oluşmuştur. Açık bej, açık sarı, gri tonlarda, ince taneli ve kumlu görünümde, fosilli, boşluklu ve kristalli, kompakt bir taştır. Bakırköy civarındaki ocaklardan çıkarıldığı için “Bakırköy Taşı” veya “Silivri Taşı”, “lümaşelli kalker” ve “maktralı kalker” olarak da adlandırılır. Ocaktan çıkmadan önce yumuşaktır. Bu yüzden işlenmesi çok kolaydır. Daha sonra havadaki karbondioksit gazını alarak sertleşir. Bu sertleşme uzun bir süre devam eder. Yıllar geçtikçe betona nispetle mukavemeti daha da artar. Küfeki taşının çekme, basınç, kayma mukavemetleri geçen süre içinde artarken oluşumundaki porlar azalmakta ve su, gaz emisyonları, ve harici tesirlere karşı direnci artmaktadır. Su içinde bulunması da özelliklerini değiştirmez. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde çok sayıda önemli mimari eserde temel yapı taşı olarak kullanılmıştır. (İstanbul Surları, Silivri Köprüsü, Su Kemeri, Silivri Camii, Topkapı Sarayı, Süleymaniye cami gibi). İstanbul estetiğini oluşturan tüm yapıların içinde ve dışında daima temel taşı olmuştur. Mimar Sinan, Küfeki taşı üzerinde özel araştırmalar yapmış ve kolay işlenme, estetik ve mukavemet gibi özellikleri sebebiyle bu taşı eserlerinde kullanmıştır. Mimar Sinan’ın eserlerinde kullandığı Küfeki taşının kullanım yerleri ve inceliklerini, bugüne kadar sağlam bir şekilde ayakta kalan eserlerinde görmekteyiz. Sadece dış cephe malzemesi olarak değil, dahili mekânlarda, döşeme kaplamalarında, kemerlerde, sütunlarda, sövelerde, cumbalarda, harpuştalarda, şöminelerde, bahçe düzenlemesinde, rölyeflerde, portal, mihrap ve minberlerde de kullanılmıştır. Günümüz mimarisinde de eski eserlerin restorasyonlarında ve yeni binalarda, villa ve yalılarda, bahçe duvarları, yürüyüş yolları, kamelyalar ve benzeri yerlerde kullanılmaktadır.

 Küfeki Tozu / Taşı - Kullanım Alanları

Çimento sektöründe tras (puzolan) olarak kullanılabilecek özelliklerde olduğu belirlenmiştir. Mimar Sinan'ın yapıtlarında kullandığı küfeki taşının kullanım yerleri ve incelikleri günümüze kadar ayakta kalan eserlerinden gözlemekteyiz. Ayrıca tarihi belgelerden de - inşaat defterleri malzeme temini ile ilgili yazışmalardan bu konuda bilgi sağlanmaktadır. Genelde kalıcı arzu edilen anıtsal yapılarda ana malzeme olarak "taş" ve kireç. pişmiş toprak karışımı olan "horasan harcı" nın kullanıldığı görülmektedir. Yapılarında birçok taş türü kullanan Mimar Sinan'ın İstanbul ve yakın çevresinde en çok kullandığı taş küfekidir. Yapıların dış duvarlarında gövde örgüsü ve dış kaplama olarak, iç mekanlarda iç duvar malzemesi ve döşeme kaplaması olarak, taşıyıcı ayalarda, kemer, portal ve mihraplarda, parmaklıklarda olmak üzere eleman ve bileşen düzeyinde geniş bir aralıkta kullanılmıştır. Yapılarda küfeki taşının işleniş biçimi ahşap, hatıllı moloz taş, düzenli yatay derzli kaba yonu, taş tuğla almaşık düzenli bloklardan oluşan kesme taş şeklinde değişmektedir. Diğer bir anlatımla, ayrılan parasal olanaklara ve yapının önemine göre duvarlar örülmektedir. Örneğin kesme taş örgü daha çok sultan ve büyük devlet adamlarının yaptırdığı yapıtlarda kullanılmıştır. Dahası, bir külleye içinde işlevsel açıdan en önemli yapı olan caminin beden duvarları ve ayaklar kesme taş olarak diğer cephelerde ise taş-tuğla almaşık veya düzgün derzli kaba yönü örgülü olarak kullanılmıştır. Taşıyıcı sistem elemanlarının yanı sıra sistemde de özellikle iki renklilikte etkinliği güçlendirmek amacıyla kemer taşı olarak işlenmiştir. Bütün bu uygulamalar Mimar Sinan'ın yaşadığı çağın olanaklarının, mimarlık ve mühendislik erginliğinin yanısıra, çok kuvvetli sezgisel bir gücünün olduğununda kanıtlamaktadır. Yapıyı bir bütün olarak yapıyı ele alıp tasarım ve sistem içindeki yük aktarımını kestirirken bunu malzemenin olanakları ile bütünleştirmede küfeki taşının zaman içinde bir takın özelliklerinin iyi yönde değiştiğinin sezinlendiği ve gözlemlendiği açıktır. Ocakta iken hafif kolay kesilebilir ve mukavemeti düşük olan taşın belli bir zaman sonra çekme-basınç dayanımları, elastisite modülü artmakta buna karşın gaz ve su diffüzyonu, permeabilitesi azalmaktadır. Küfeki taşının bugün bir çok yöntem aracıyla hesaplayabildiğimiz mekanik büyüklükleri örneğin çift zımbalama deneyi ile dolaylı çekme dayanımı belirlenmektedir. Mimar Sinan tarafından o zamanlarda belirlendiğinin kanıtı yine yapısal stabilitesi ve dayanıklılığından hiç bir şey kaybetmeden günümüze ulaşmış eserleridir.

İncelemeler

Henüz inceleme yapılmadı.

“Küfeki Tozu” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir